19 Ocak 2018 Cuma

Salonda Bir Yerde Büyük Bir Sinek Cesedi Olması


Ama ne sinekti! Saat neredeyse 08.30 ve kendisinin şu anda bir sinek cesedi haline gelmiş olarak salonda bir yerde yatıyor olması lazım, öyle umuyorum ama gece yarısına doğru ortaya çıktığı anlarda gayet dipdiri, enerji dolu ve yüksek sesliydi. Kısacık bir süre içinde gördüğüm kadarıyla baya siyah ve baya büyüktü ayrıca.

O sırada bir yandan İstanbullu Gelin dizisini izliyor, bir yandan halhal yapıyordum. Birdenbire bir "Vızzz!" sesi geldi bir yerden. Hayatımda öyle bir vızıldama duymadım ben. Tatlı bir sinek vızıldaması olur ya, onunla alakası yoktu. O standart vızıldama da tatlı bir şey değildir aslında da, ben bu kükremeye benzeyen vızıldamayı duyduktan bir süre sonra öyle düşündüm. O siyah, büyük ve vızıldak şey avizenin çevresinde turlarken bir an donup kaldım. Sonra kalktım, hızlı hareketlerle camı açtım, küllüğü mutfağa götürmek üzere kaptım, kapının yanındaki düğmeyi kapatıp ortamı kararttım ve salonu terk ettim.

24 Aralık 2017 Pazar

Evdeki Böceklerin Evin Sahibi Gibi Davranması


Yaşadığım evde son yıllarda rahatsız edici bir böcek sorunu yok neyse ki. Yıllar önce vardı, baya bir kalorifer böceği istilası, bir şeyler yapıp hallettik, bir daha da öyle büyük boyutlu bir sorun olmadı. Fakat eve ille de arada bir birtakım böcekler giriyor tabii.

Dün akşam mutfağın ışığını açtım, kahve yapıcam kendime, bir de baktım ki duvarda bir böcek yürüyor. Uzunca, ama çok uzun değil, ne o anda aklımda bir gerilim filmi senaryosu yazdıracak kadar büyük (Ki anında yazarım, hiç sorun değil, elimin - daha doğrusu beynimin kiri), ne de ufacık. Nasıl rahat yürüyor arkadaş ama, evin sahibi sanki, yıllardır bu evde yaşarım ben o kadar rahat olamadım, duvarda yürümeler falan. Hiç denemedim ama yapamam herhalde yani.

19 Aralık 2017 Salı

Tweetstorm (Tweet Fırtınası)


Kullanıcılara dizi halinde 1'den fazla tweet atma olanağı veren yeni Twitter özelliği. Şu anda bu özellik hakkında bir makale yazıyorum, az sonra onu da yayınlıycam. Tweetstorm ( Tweet fırtınası) olarak anılan bu özelliği beğendim. Bu özellik sayesinde neler yapabilirsiniz, mesela benim gibi, diyelim ki web sitenizin dekorasyon kategorisinden seçtiğiniz 3 - 4 farklı makaleyi veya görseli (Daha fazla olabilir mi bilmiyorum, onu denemedim ama 4 taneye kadar oldu) bir tweet dizisi halinde sunabilirsiniz. Aynı konudaki 3 - 4 farklı haber bir arada yayınlanabilir mesela. Herkes bu özellikten Twitter kullanma tarzına ve amacına göre farklı şekillerde faydalanabilir.

18 Aralık 2017 Pazartesi

"Hiç Spor Yapmadan Kilo Vereceksiniz" Vaadini İyi Bir Şey Zannetmek


Büyük bir yanılgı. Geçenlerde kilo verme, zayıflama konulu bir televizyon programında kim bilir kaçıncı kere rastladım bu sunum tarzına ve her zamanki gibi yanlış yönlendirici geldi bana. Yağ aldırmak tarzı bir konuyla ilgiliydi sanırım, o türden bir operasyonla. Sunumu yapan arkadaş hiç spor falan yapmadan kilo vermek hakkında insanlara cazip geleceğini düşündüğü (Ki bence de gelir, evet) cümleler kuruyordu. Böylece hareketsizlik, hareketsiz bir yaşam tarzı sürmek şirin bir şeymiş gibi konuşmuş oluyordu, bana yanlış gelen kısım da buydu, yoksa isteyen, istediği yerinden yağ aldırır, bana mı soracak? Ve fakat, karın bölgesinden yağ aldırıp dümdüz bir karna sahip olduktan sonra hareketsiz yaşamaya, ölçüsüz bir şekilde yeyip içmeye devam ederse aldırdığı o yağların geriye geleceğini de arz etmek isterim kendisine. Öyle oluyor, birkaç kişide tanık oldum buna. 

Annesini Seven Şuraya Amin Yazar Mı?


Yazmaz. Yani herkes yazmaz. Beni kessen yazmam mesela ama annemi sevmediğim ve özlemediğim için değil, bu soru tarzına ifrit olduğum için.Bir sosyal medya sayfasına mütevazı ve sade ya da havalı ve iddialı, köylü veya şehirli görünümlü, uzun basma etekli veya jean pantolonlu, saçlarını boyatmış veya beyazlarını salıvermiş, güleç veya üzgün yüzlü bir anne fotoğrafı, altına da bir dua cümlesi koyulup "Annesini seven şuraya amin yazar mı? diye yazıldığını gördüğüm zaman içime fenalık geliyor, hiç hoşlanmıyorum böyle şeylerden. Öyle bir fotoğrafın 500 bin kişiden ilgi gördüğünü fark etsem yine kendi sayfalarımda yapacağım bir hareket değil, çünkü beni ifrit ediyor. Bir tarafı "Şuraya amin yazmayan annesini sevmiyordur" gibi duruyor o cümlenin, alttan alttan öyle bir mesaj veriyor, sinir oluyorum. Taktik olarak akıllıca olması ve müşteri çekmesi de umurum değil - beni çekmiyor. Bu kadar çalışan biri olarak internetten para kazanma veya işte, popüler olma fikrine karşı değilim tabii, ama bu amaçlar uğruna o kadar da kendime ters hareket edemem.

17 Aralık 2017 Pazar

Durduk Yerde Kendini Mutlu Hissetmek


Bana oluyor bazen. Hatta birkaç kere şu şekilde oldu: Salondaki kanepede oturuyorum, yalnızım, o anda olan hiçbir şey yok, aklıma güzel bir anı geldiği falan da yok ama ben büyük bir memnuniyetle içimi çekip ay ne kadar da mutlu olduğumu düşünüyorum. Niye? Valla bilmiyorum, ne bileyim, kısa bir süre için her şey gözüme şahane görünüyor ama gözüme görünen şeylerin hiçbir olağanüstülüğü yok.

14 Aralık 2017 Perşembe

75 Fotoğrafla Sophia Loren


Çarpıcı güzellikte bir kadın. Akademi ödüllü bir İtalyan aktristi.


Dünyanın en güzel kadınları listelerinin çoğunda yer almıştır.

28 Kasım 2017 Salı

Pleksi Kravat


Adını ilk defa birkaç yıl önce Kravatkolik sitesindeki ürünler hakkında makale yazarken duyduğum kravat çeşidi. Bu yazıda göreceğiniz fotoğraflar da aynı siteden. Pleksi kravat modelleri hafif ve kolaylıkla işlenebilen, plastik cam olarak da anılan plastik bir malzemeden yapılıyor. Bu malzeme  cama kıyasla darbelere karşı daha dayanıklı ve hafif, fakat termodinamik yapısından ötürü yanmaya dayanıklılığı daha düşük.

26 Ekim 2017 Perşembe

Yok Canım, Sağol, Bizim Kendi Dolandırıcımız Var



İnsanların 2. el eşya alışverişleri yaptığı bir Facebook sayfasında bir mesaja verilen yanıt olarak gördüğüm, beni sabah sabah gülümseten cümle.

21 Ekim 2017 Cumartesi

Le Croissant (Kruvasan Cafe) / Acıbadem - İstanbul

Geçen hafta kızımda kaldığımda bir gün önünden geçip ilgiyle baktığım, ertesi gün sabah kahvaltısı için gittiğim cafe. Tahtakale'ye gidecektim o gün, kuzenim de benimle gelecekti, planımı günü Acıbadem Le Croissant Cafe'de başlatacak şekilde yaptım. Pişman mıyım, ne münasebet, hayatımda aldığım en doğru kararlardan biriydi, yediğim bademli kruvasan mest etti beni. Hatta oraya birkaç kere gitmem lazım, arada 40 - 45 kilometre var demem, giderim de. Nasılsa Gebze'den Kadıköy'e, Eminönü'ne, başka bir yerelere gittiğim oluyor, ona göre plan yaparım.