Değerli dava arkadaşım, tamamen karşısında olduğunuz bir fikrin temsilcisinden telefonunuza geldiğinde, son derece itici bir hitap. Yaşadım da söylüyorum. Bana gelen bir mesaj aynen böyle başlıyordu. Söz konusu davanın içinde olmayı aklımdan bile geçirmezdim. Ama kendisi bana değer veriyor ve hatta arkadaş olduğumuzu iddia ediyordu.
Kısacık bir süre için, gerçekten öfkelendim. Telefonu yere çarpasım geldi. Neyse ki o istek çabuk geçiyor. Fakat insanın sinirinin geçmesi biraz daha sürüyor.
Telefon numaralarımız bir şekilde dolaşıma çıkıyor; bunu biliyoruz. İnsana hiç ilgili olmadığı yerlerden mesajlar gelebiliyor. Hatta abonesi veya müşterisi olmadığı kurumlardan bile. Bunlara alıştık.
Fakat bu farklı bir şey. Mesele telefon numarama ulaşılmış olman değil. Şu: Ben nereden senin dava arkadaşın oluyorum? Böyle bir ilişkimiz varsa benim bundan niye haberim yok?
Acaba mesajı alan bazı karşıt fikirli kişilerin "böyle dediğine göre ben de aynı davanın bir neferiyim herhalde, nasıl da unutmuşum, gidip hemen üye olayım" diyeceğini mi sanıyorlar? Yok ya, çok saçma.
İlkinde gerçekten tepem attı.
Bir daha olsa aynı şiddetle etki etmez herhalde.
Ama yine de merak ediyorum...
Bir insanı, tamamen karşısında olduğu bir davada, kendisinin haberi olmadan "dava arkadaşı" ilan etmek nasıl bir iletişim fikri olabilir?
Makul paranoya: Acaba, içinde olmadığım ve olmayı da düşünmediğim bir davaya üye kaydedilmiş olabilir miyim?
O kadar da olmaz, de mi?
Olur mu?
Yok be, olmaz... olmasın.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder