7 Eylül 2019 Cumartesi

Tango'ya Veda Mektubu Yazmak


Bugün yapılması gereken bir şeydir. Salt gereklilik meselesi değil, içimden de öyle geliyor. Bugün sabahleyin Facebook sayfama bakarken öğrendim öldüğünü ve Tango'ya veda mektubu yazmak boynumun borcuymuş gibi hissettim. İyi bakılan, çok sevilen, kim bilir kaç kapıda şımartılan bir köpekti. Ayvalık sokakları onsuz biraz eksik kalacak.




















Sevgili Tango;

Geçen yaz 2 - 3 ay boyunca her gün görüştük ama ben şu anda Değirmendere'de birlikte gezdiğimiz günü hatırlıyorum. Kaç yıl oldu? 4 - 5 galiba. Seni dolaşmaya çıkarmıştım. Aynur'un evinden epey uzaklaşmıştık, etraf tenhalaşmıştı. Azıcık ötede blog apartmanlar vardı ama sahilde yürüye yürüye baya gitmiştik ve çevremizde neredeyse hiç insan kalmamıştı. Kısa sürede içinde 8 - 10 tane köpek çıktı ortaya ve giderek bize yaklaşmaya başladılar.

Ürktüm, ne yapacağımı bilemedim. Biraz önce, daha kalabalık yerlerde de başka köpeklerin ilgisini çekmiştin ama o zaman etrafımızda insanlar vardı, pek bir sorun yaşamamıştık. Şimdi durum farklıydı.


Neyse ki az bir zaman sonra bir araba çıktı ortaya. Şoför durumu fark etmişti. Diğer köpeklerin arasından geçti, birkaç manevra yaptı, onları uzaklaştırdı. Biz de hızlı hızlı geriye döndük. Büyük bir "oh!" çektiğimi hatırlıyorum. Bir zarar görseydin Aynur'a, Aysu'ya ne diyecektim ve ben kendimi nasıl affedecektim?

Sevgili Tango;

Seni İzmir Dikili sahilinde bir gölgeye uzanmış olarak hatırlıyorum.


Seni karşı evin önündeki heykele bir sanat eleştirmeni imişsin gibi dikkatle bakarken hatırlıyorum.




Seni kanepeye uzanıp oradan oraya deli gibi dönerken - mutlu olduğunu, coşkunu bu şekilde anlatırdın -, hoşuna gidecek bir yiyecek uzatıldığı zaman kuyruğunu çılgınlar gibi sallayıp heyecan içinde beklerken, dışarıdan gelen bazı seslere evin kapısından fırlayıp havlayarak tepki verirken hatırlıyorum.

Seni sabahları merdivenlerde kitap okuduğum zaman yakınımda bir yerde kıvrılıp uzanırken hatırlıyorum.


Seni Aynur evden çıkacağı zaman telaşla onun peşinden giderken, Hülya'nın sevgi gösterilerini memnuniyetle karşılarken, Aysu'nun ve bebeğinin etrafında dönerken hatırlıyorum. Bir şeye kızıp söylendiğim zaman kuyruğunu bacaklarının arasına kıstırıp hisli hisli bakmanı, sevip okşadığım zaman keyiften dört köşe olmanı hatırlıyorum. 

Seni iyi hatırlıyorum Tango, iyi bir köpek idin çünkü. Tamam, biraz, aslında zaman zaman birazdan fazla yalaka idin ama evcil köpeklerin böyle bir eğilimi vardır zaten. Hem, herkes seni seviyordu, ilk defa görenler "Ne güzel köpek bu!" diye durup durup bakıyorlardı, tanıyanların her biri ayrı şımartıyordu. Taş olsa şımarırdı, sana çok görmek olmaz şimdi.



Güle güle Tango. Arkadaşlığın için teşekkür ederim. Rahat uyumanı dilerim. Unutulmaktan korkma, seni kolay kolay unutmayacak bir sürü insan biliyorum. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme